Aslı Sargın "Aşkımı Üşüttüm"
EDEBİYAT

Herkes onun aklını üşüttüğünü düşünürken,

kimse aşkını üşüttüğünü fark etmemişti.
 

Kitap kahramanının ağzından, şöyle diyor yazar aşk için;
 


“Oysa ki Sema'ya göre, aşk, kendini kimin bulacağı bilenmeyen pahalı bir şarap şişesine koyup çok uzaklardaki kimsesiz sulara fırlatmaktı. Aşk, kendini kaç kulaçlık mesafen kaldığını bilmediğin bir koya gidip demirlemekti. Aşk, hayattaki en mazoşist duyguydu. Aşk, gerçek sandığın en ağır yalandı. Yalanlar içinde ise en gerçek olanı. Aşk, tadı damağına yapışan en güzel yemekti. Aşk, önce var olup sonra yok olan yaşanmışlıktı. Aşk, rüyaydı. Aşk, masaldı. Aşk, hayattı. Aşk, kırmızıydı. Aşk, çikolataydı. Ekmekti. Şaraptı. Aşk, en kronik hastalıktı. Aşk, kalpteydi. Aşk, yaralar açardı tâ derinlerde. İyileşirdi. Bir daha kanardı sonra. Varlığını unuttururdu insana. Aşktan sarhoş olunurdu, kör olunurdu, hatta ilk bakışta bile âşık olunurdu. Bazen mutlu gibi gözükmekti, bazen de yalandan ağlamak. Aşk, mutlu olmaktı. Görünmeyen kanatlar takıp uçmak… Şanslıysan yere yavaşça konmaktı, ya da hızla çakılmak.”

 

 

“Peki, nasıl üşütülürdü aşk dedikleri?

Aşk her yere yakışırdı, ama bir tek akla dair değildi.”